16 Eylül 2018 Pazar

Mahür-ü Hicaz

Şu garip aşk masalında
Deli dolu yazar kalemin
Tek görüp göreceğidir:
Kamer gözlü selvi boylu yarinin
Dügaha dönen biricik gülüşü.

Simasında görüldü mü aşk ile güldüğü
Çıkar gelir uzak diyarlardan Gurbet Treni
İsfahan gibidir artık zifiri geceler
Ve bir olur Kainat, çözülür tüm düğümler.

Döküldü mü sevda ile kelimeler dudağından
Lal olur bülbül utancından, susar bütün evren.
Bütün kifayetsiz lügatler yeniden anlam kazanır
Sadece sazlar eşlik eder yarin dudağına.

İşte Dostlar, yazar deli dolu kalem 
İster ki gülsün, konuşsun, mutlu olsun biricik Nevası
Öyle bir mucize ki bu Seba
Sultan Süleyman'a bile kalır bu dünya...

RPanzerV 


7 Eylül 2018 Cuma

Ferahfeza

Ferahfeza

Ey derin aşkımdan bi haber,
Mehtaptan güzel berrak yüzlü yarim.

Bilir misin?
Kamer küser, şems utanır,
Kainat doğar geceden,
Ve iklim Akdeniz olur seni görünce.

Ki manan değil midir ferahlık?
Uzak diyarlardan kalbimi fetheden göçmen.

Dokuzlar, beşler gider; garip şifa bulur,
Göz görür, gönül katlanır, saat işler...
Ki budur deva; deva değil Ferahfeza.

Çölde gelen; hasretlik seraptır,
Senin gibidir serap, sensindir serab-ı ömrüm.
Bi çare gönül bilir bunu ve böyle yaşar,
Gün olur, alır başını gidemez; bekler Ferahfeza'yı.

Tutkun usluma gelir durur berrak yüzün;
Senin Ferahfeza'n dumandan doğmaktır. 
İlleti yenip karşına durmaktır. 
Duymayacağını bilip,
Bi çare kelimeleri kağıda dökmektir. 


RPanzerV

31 Ağustos 2018 Cuma

Efsane - i Segah

Efsane - i Segah

Pembe hayallerin revnak fikirlere evrildiği
Neşe ve hüznün dostluğu ile bu gecede
Adı yasak sevgilim ve ben misafiriz
Issızlığın yanı sıra bir tutam huzurun sarhoşuyuz.
Revnak fikirlerse pembe hayallere evrilmiştir çoktan ...

Halbuki şiirler serbest nazımla
Aşklarsa bahar aylarında güzeldi.
Aklı bir karış deli dolu kalem
Akrostiş şiir yazar ve yaz günlerinde aşık olurdu.

Bu şiirler ki zifiri gecemize tercüman olmasa bile
Yasak sevgilim benimledir her şeyi ile
Şarkılar, deli dolu kalemin şiirleri, gece
Ve de kainat daha güzeldir bu yüzden.

Bir tutam huzurun esiri ve sarhoşuyuz
Bir yasak sevgilim bir de ben 
Deli dolu kalem
Yazar durur ... 



RPanzerV

20 Ağustos 2018 Pazartesi

Maske Altında Prototip Şiirler III

Mart 2018 tarihinde yayınladığım İtirazname-i Bektaş serisinde olan Bermuda Şeytan Üçgeni adlı şiirlerimi düzenleyerek Maske Altında Prototip Şiirler serisinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. İlginizden dolayı teşekkür ediyor ve yeni şiirlerde görüşmek üzere diyorum. RPanzerV
BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ (VKDCLIXGI)

I

Gecenin gece olduğu öyle bir vakitte
Yurt odasında masadayım.
Kalbim değil bedenimle
Tanıdık bir çehreyleyim:
Bir Orhan Veli
Bir de Aşkın Nur Yengi

II

Yazar Orhan Veli
Eski bir sevdadan kurtulmuşum
Artık bütün kadınlar güzel
Buna Aşkın eşlik ediyor masamda
Susma veda ederken
Bir şey söyle giderken

III

Gecenin gece olduğu vakit değildir artık
Yeni bir gün çıkagelmiştir işte
Yurt odasında masadayım
Kalbim bedenimle olsa ne olacak?
Ne halt edeceğim onu da bilmiyorum artık...

13 Ağustos 2018 Pazartesi

Haiku İçin Hay-Kay'lar

Hayat


Yar uzakta
Ve bir avuç sıkıntı
Hayat telaşında

Issız Kadın


Sevildiğinden habersiz
Issız bir kadın
Ve de evli

Güneşli Gözler


İsyan etmeli
Güneşin doğuşunu
Gözler görmüyor

Rüya Aşkı


Güzel kadın
Aşka yakalanmıştır
Gece rüyasında

Eski Aşklar ve Şairler


Gece daima
Şairler
Eski aşklarıyla yazarlar


Hay-Kay


Hay-Kay'lar güzeldir
Gece vakitleri 
Yazılabilir

RPanzerV

3 Ağustos 2018 Cuma

Maske Altında Prototip Şiirler II

Maske Altında Prototip Şiirler serisine önceden yayınladığım bir şiir dizisi olan Yağmur Bankası'nı derleyerek devam edeceğim. Tüm okurlarıma ilgileri için teşekkür ederim. RPanzerV

Yağmur Bankası (VKVMDXIYS)

I

Yağmurlu havalar evdeki aşıklara
Romantik gelirken;
Dışarıdaki yalnızlara
Trajedik gelir.

Ekseriyetle ben
Yağmurlu havalarda
Dışarıda olmalıyım:
Soğuğa,çamura ve yalnızlığa rağmen.

II

Yağmurlu havaları severim.
Böyle havalarda yürümeyi ise
Çölde suya hasret gibi isterim.

Yağmurlu havaları severken yine;
Ne isterim şemsiye ile yürümeyi
Ne de isterim eli çantalı bankacı görmeyi.

III

Hakkınız vardır elbet
Takdire şayan olmalı
Kafiyesiz ve yağmurlu şiirlerden;
Faizli banka gülleri
Yarin elinden taksitle alınmış.


IV

Kul borcu ödenir de
Banka borcu ödenmez
Gün gelir Azrail hesap görmez gider de
Bankacı hesabını almadan gitmez.

V

Yazar durur deli kalem
Hepsi de ipe sapa gelmez kelam.

Sevgilim koşarak bankaya gider,
Bakar durur arsız gönül.
Ne Yağmur fayda eder ne de Bankası
Elde de ne 9 kalır ne 5.

Yazar durur deli kalem
Hepsi de ipe sapa gelmez kelam. 

27 Temmuz 2018 Cuma

Maske Altında Prototip Şiirler I

Eski şiirlerimi anlam, şairane yapı ve biçim açısından derlemek için Maske Altında Prototip Şiirler serisine ihtiyaç duydum. Mayıs ayında yayınladığım İntizarname- i Bektaş şiirini yeni hali ile paylaşarak bu şiir serisini başlatıyorum. Tüm takipçilere iyi okumalar dilerim.  RPanzerV

İntizarname-i Bektaş (VKVMDXIS)

Ezele kadar şarkıları duymayacak;
Ruhumdaki savaşları bilmeyecek,
Sahipsiz şiirlerimi okumayacaksın.
-Biliyorum-
Rüyalar bölüp duracak uykunu
Acınası bir enkazsın artık.

Ne çıkar:
Şarkılar sessiz,
Savaşlar sebepsiz,
Şiirler kimsesiz ,
Kalacaksa...
Hoş, ucunda ölüm yok ya?

Korkmam zaten
Aşk ile gelecek ölümden,
Gelse bile.
Ben her baharla doğarım topraktan.
Bilir misin?
Her şarkıyı duyar
Her savaşı da bilirim.
Sahipsiz şiirlerin de sahibiyim;
Elimizden ne gelir...
Rüyalar bölsün dursun uykunu
Ruhum bir şeyden emindir bilirim
Acınası bir enkaz bile değilsin artık.

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Bir Roman Kahramanı

Uyandım baktım ki bir sabah;
Bir yorganın içindeyim.
Soğuk ve sessiz havayı ısıtıyorum nefesimle
Başımda en sevdiğim şarkıların melodisi...

Bir roman kahramanıyım:
Hevesli, huzurlu ve bilinmezim.
Bekliyorum işte hikayemin yazılmasını;
Nerede başlayıp, nerede biteceğini
Bilmediğim hikayemin yazılmasını.

Uyandım baktım ki bir sabah;
Bir ağacın gölgesindeyim.
Serin rüzgarı hissediyorum tenimde
Başımda hayalini kurduğum günlerin tesellisi...

Bir roman kahramanıyım:
Kafası karışık, düşünceli ve sabırsızım.
Biliyorum işte hikayemin yazılacağını
Kim, nerede, nasıl, ne ile yazacak
Bilmiyorum bunları hikayemde.

Uyandım baktım ki bir sabah;
Bir beton binanın içindeyim.
Bilinmezliği hissediyorum iliklerimde
Başımda en sevdiğim insanların sesleri...

Bir roman kahramanıyım:
Telaşlı, üzgün ve yorgunum.
Hazırlanıyorum heyecanla hikayem için
Nerede başlayacağını, nerede biteceğini
Adım gibi biliyorum artık hikayemde.

Uyandım baktım ki bir sabah
Bir masanın başındayım.
İddialı bir cesareti hissediyorum gönlümde
Başımda yaşadığım onlarca hikayenin düşüncesi...

Bir roman kahramanıyım:
Hazır, heyecanlı ve aşığım.
Yazıyorum elimde bir kağıt bir de kalem:
Benden başka kimsenin düşünmediği
Bir roman kahramanının hikayesini...


RPanzerV


18 Mayıs 2018 Cuma

İntizarname-i Bektaş

İntizarname-i Bektaş

                                 - bozuk düzen -

Ezele kadar şarkıları duymayacak
Ruhumdaki savaşları bilmeyecek
Sahipsiz şiirleri okumayacaksın
-Biliyorum-
Rivayetler kafandan geçecek
Artık yaşayacak mısın?

Ne çıkar ki 
Şarkılar kimsesiz
Savaşlar sebepsiz
Şiirler gereksiz
Kalırsa
Hoş, ucunda ölüm yok ya

Ben her aşkta birkaç kez ölür
Ben ki her baharla bin defa doğarım
Bilir misin?
Her şarkıyı duyar
Her savaşı da bilirim.
Sahipsiz şiirlerinde şairiyim.
-okunmasa dahi-
Olsun, ne çıkar?
Rivayetler de geçsin kafamızdan...
Acaba halen yaşıyor musun? 


Yıkılmış Şiir

Yıkıldı başıma Dünya
Daha önce kaç kez
Yıkılmakla beraber
Bilirdim kalkardım altından
Daha öne kaç kez
Kalkmakla beraber

Bununla beraber istemem
Ne dünyanın başıma yıkılmasını
Ne de bunun altından kalkmasını

RPanzerV
18.5.18



11 Mayıs 2018 Cuma

Yağmur Bankası

Yağmur Bankası

I

Yağmurlu havalar evdeki aşıklara
Romantik gelirken
Dışarıdaki yalnızlara
Trajedik gelir. 

Ekseriyetle ben 
Yağmurlu havalarda 
Dışarıda olmayı, evde olmaya
Yeğlerim.

II

Yağmurlu havaları severim
Yürümeyi de severim
Yağmurlu havalarda susarcasına
Yürümeyi
Daha çok severim. 

Bununla birlikte

Yağmurlu havalarda
Şemsiye ile yürümeyi sevmem

Son olarak 

Yağmurda şemsiyesi ile yürüyen
Eli çantalı bankacıları
Hiç sevmem. 

III

Hakkınız vardır elbet
Takdire şayan olmalı
Kafiyesiz şiirlerden
Faizli banka gülleri
Yarin elinden taksitli alınmış. 

IV 

Kul borcu ödenir
Banka borcu ödenmez
Aşk derdi biter de
Banka borcu yine bitmez

Azrail yanından giderde
Bankacı gitmek bilmez. 


11/5/18 
Ozan Bektaş Kara

14 Nisan 2018 Cumartesi

Bir Garip: Orhan Veli


Türk Edebiyatı hazinesi öylesine geniş bir hazinedir ki bin bir türlü eser, yazar, şair, sanat görürüz.  Öylesine eski ve özel bir edebiyattır bizim edebiyatımız. Hiç şüphesiz her yazar ve şair nevi şahsına münhasırdır.  Bu konuda hem fikiriz. Ama edebiyatımız bir garip insana ev sahipliği yaptı. Bu şairi en iyi tanımlayan kelime GARİP. Benim en iyi arkadaşımdır ayrıca kendileri. Sorarsınız belki bana: İnsan görmediği biri ile nasıl arkadaş olur diye? Sevgili Karanat okurları inanın, sevmek, arkadaş olmak için görmeye gerek yok. Anlamak ve hissetmek yeterli.

Lafı fazla uzattım. 13 Nisan günü 104 yaşına giren Orhan Veli’yi kendi üslubum ile biyografik ayrıntılara takılmadan anlatacağım sizlere. Okursanız ne mutlu bana, ne mutlu size…

Aklı fikri şiirde, denize hasret, nasırdan ve baş ağrısından mustarip ve aşka aşık bir insan Orhan Veli. Aruz kalıbına hakim olmasına rağmen sanatsız serbest kalıbı tercih edecek kadar mütevazi.  Belki kötü huyları da var? Ama kendi deyimi ile ne gerek var hepsini yazmaya…

1941 yılında arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile Garip kitabını çıkardı. Ama ne kitap… Tüm şairler ayağa kalktı. Bir çoğu sinirden çıldırdı. Bir çoğu Garip’i alaya aldı. Orhan Veli’nin tüm amacı şiirin ne kadar sade ve halka yakın bir sanat olduğunu anlatmaktı. Her ne kadar Anlatamıyorum dese de bence anlattı bizlere bunu. Garip Hareketi bir akım değil bir değişim oldu Türk Edebiyatı’nda. Nazım Hikmet’inden Ahmet Hamdi’sine, Özdemir Asaf’ından Cahit Külebi’sine bir çok şair Garip Hareketi etkisine girdi.
Atilla İlhan, Necip Fazıl gibi şairlerimiz ise Orhan Veli sağ iken Garip Hareketi’ne ses edemeyecekler ancak Orhan Veli aramızdan ayrıldıktan sonra adeta birer korkak gibi ortaya çıkıp bu hareketi ve Orhan Veli’yi yerden yere vuracaklardı. Yokluklar içinde ölen bir şairi ve halka şiiri sevdiren bir hareketi yerden yere vuracaklardı…
1950 yılının Kasım ayında, Ankara’da elim bir kaza Garip şairi aramızdan aldı götürdü. Bilirdik ki korkmazdı Orhan Veli ölümden. Bekliyorum, Öyle bir havada gel ki, Vazgeçmek mümkün olmasın diyen; Ömür çok bekleriz, Ne çıkar, İlahi Kızılcık diyen açık hava ozanımız beklemiyordu işte artık.
İnanın her Orhan Veli’yi düşündüğümde aklıma gelir.  Erken gitmeseydi bu hayattan edebiyatımız, şiirimiz hangi durumlara gelecekti? Nazım Hikmet’in Oğlum dediği, Ahmet Hamdi’nin Kıymetli Çocuğum dediği, Oktay Rifat’ın Kardeşim dediği bu insan yaşasaydı bizler daha güzel eserleri görecektik mutlaka.

İçimizden biri. Her anımızda yanımızda Orhan Veli. Garip Hareketi ise bizlere fazla garip gelmiyor artık.  Huzur içinde uyu Açık Hava Ozanı Orhan Veli. Bizler seni anlıyoruz…

Biliyorum, kolay değil yaşamak
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri
Gündüzleri gün ışığında ısınmak.
Şöyle fırsat bulup, yarım gün
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine
-Bin bir türlü mavi akar Boğaz’dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

Biliyorum, kolay değil yaşamak
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak
Birinin saati işliyor kolunda

Orhan VELİ





Yeter

Tek başına haylaz bir çocuktur yeter; Gün gelir mutlu ol yeter dersin şarkı olur, An gelir yanımda ol yeter dersin hasret olur, Ve yar ge...